Font Size

SCREEN

Layout

Direction

Menu Style

Cpanel

O seni görüyor ya!

http://melalmisralari.files.wordpress.com/2011/08/3732658548_57b2513ac0_z.jpg?w=494&h=310

İşârâtü’l-İ’caz’da beyan edildiği gibi namaz, bütün mahlûkatın ibâdetlerini içinde toplayan, kul ile Allah arasında yüksek bir irtibat ve yüce bir münâsebetten ibâret olan nezih ve hoş bir ibâdettir. Hem namaz, o kadar güzel bir hizmettir ki mânâsını ve hakikatini anlayan her bir ruhu kendine celp ederek bağlar. Namazın şartlarında ve rükunlarında öyle sırlar, hikmetler ve feyzler vardır ki onları fark eden her kalp ona sevgi ve muhabbetle bağlanır.

 

Namaz; Hâlık-i Zülcelâl tarafından her yirmi dört saat içinde, belirtilen vakitlerde O’nun mânevî huzuruna yapılan bir davettir.
Bu yüce davete karşı yapılması gereken ise her kalbin şevk ve iştiyak ile ona icâbet etmesi ve mirac hükmünde olan o yüksek ibâdeti yapmasıdır.
İkinci olarak, ilmihal kitaplarında beyan edildiği gibi tadil-i erkân denilen şartları yerine getirenlerin namazları makbuldür.
Fakat namazın bir çekirdekten tâ büyük bir hurma ağacına kadar farklı mertebeleri vardır. Zîra namazın mükemmelliği, kişinin namazda huzura, huşûa ve namazın sünnet ve âdaplarına dikkat etmesi nispetindedir.
Husûsen namazdaki huşûun ehemmiyeti çok büyüktür. Âyet-i kerimede “Gerçekten mü’minler kurtuluşa ermiştir.
Onlar ki namazlarında huşû içindedirler.” (Mü’minûn, 1-2) buyurulur.
Huşû: Kalbin, Allah’ın azametinden korkup O’nun rahmetine sığınmaktan aldığı mânevî lezzetle beraber, vücudun âzalarında da görünen sükûnettir.
Elmalı tefsirinde huşû şu şekilde ifâde edilmektedir: “Huşû, aslı kalpte, tesiri bedende olmak üzere ikisini de içinde  bulundurur.
Kalbe âit tarafı Rabbin azamet ve celâli karşısında kendi küçüklüğünü görüp gösterecek, nefsi de Cenâb-ı Hakk’ın emrine baş eğdirip söz dinlettirecek ve edep ve tazimden başka bir şeye yönelmeyecek şekilde kalbin sonsuz derecede O’na saygı ve muhabbet hissi duymasıdır. Dış görünüşle ilgili yönü de vücud âzalarında sükûnetin meydana gelmesi (hatalarımıza  binaen Cenâb-ı Hakk’tan utanarak ve edep kuralları dâhilinde) gözlerinin önüne, secde yerine bakıp sağa sola, şuna buna iltifat edecek uygunsuz hareketlerde bulunmamasıdır.”

yazar:M.Zakir Çetin

Powered by Bullraider.com
Buradasınız: Anasayfa Döküman Dergilerden Yazılar O seni görüyor ya!

NurunYolcusu.Com I  I NurunYolcusu Çocuk I  I NurunYolcusu Radyo I  I NurunYolcusu Bulmaca I   Ahmed Husrev Altınbasak (ra) I

Telif Hakkı 2007 © 2012 nurunyolcusu.com Tüm Hakları Saklıdır.

"Kişi bırakmalı dünyaya bir eser, eser bırakmayanın yerinde yeller eser"