Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı


 
http://ahmedhusrevaltinbasak.files.wordpress.com/2010/05/husrevefendi.png
 

 

http://www.nurunyolcusu.com/cocuk/nuruncocuk.png
Reklam alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı
http://www.nurunyolcusu.com/radyo.jpg Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin

Grup Elmaskalem 2011

https://lh5.googleusercontent.com/_6cVEFhbaOi8/TdDyamv24dI/AAAAAAAAAPM/p1q1yoBlyt4/grupelmaskalem.gif

Gönderen Konu: Serbest kürsüye takılanlara  (Okunma sayısı 3539 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nevbahar

  • *
  • İleti: 74
  • Karma: +3/-0
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #15 : 13 Ocak 2009, 01:07:35 »

Katılıyorum mübarek kardeşim
Zira hadd-ı vasat olan istikameti muhafaza ettikten sonra zarar vermeyeceğini düşünüyorum..
Bu fikri elhükmü lil ekser(hüküm çğunluğa göre verilir)Kaidesince oylamaya sunulmasını rica ediyorum. . . Nazari hakikat ciheti ufak tebessümlerle bozulmasa gerek.Çoğunluğa saygı duyarız tabiki
Konuyu Paylaş:
  digg  slashdot  delicious  technorati  facebook  twitter  google  google

Çevrimdışı zekeriyya

  • *
  • İleti: 20
  • Karma: +0/-0
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #16 : 28 Ocak 2009, 22:17:50 »
 :bsm:

Çevrimdışı Defne

  • *
  • İleti: 1004
  • Karma: +6/-5
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #17 : 29 Mart 2009, 21:54:04 »
yasak açan olursa konusu silininecekdir kusura kalmayınız kusmek darılma olmasın ilerisi için bazı şeyleri dikkat etmek zorundayız lütfen uyalım  :tsk:
EVET KARAR VERİLMİŞ BİZEDE UYMAK DÜŞER.. HEM HAKLISINIZ İSTEMEDEN İLERİDE KENDİMİZİ FARKLI MECRALARDA BULABİLİRİZ İYİSİ BUDUR..
Sana bakma lezzetini arzu eden şu gözlere azap etme!!!

Çevrimdışı bulutbeyazi

  • *
  • İleti: 605
  • Karma: +10/-12
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #18 : 13 Nisan 2009, 10:56:43 »
Yaw arkadaşlar.
Binbir türlü meşgale ve sıkıntı ve dahi ekonomik krizin olduğu şu günlerde böyle nurlu bir yerde biraz tebessümü esirgemeyelim birbirimizden diye düşünüyorum.
Hadislerde müslümanlara güleryüzlü olunması tavsiye ediliyor, sanal dünyada dolaşırken birazda tebessüm edilmesi hakikate zarar vermez kanaatindeyim.
Malumunuz her şey vasat derecesinde yapılmalı, ne çok ciddi nede çok şen-şakrak olunmalı, sitede nurlar aleminde gezinirken arada tebessüm edeceğimiz şeylerin olması "vasat" statüsünde zararsız olacagını düşünüyorum.
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.


Çevrimiçi كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5991
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #19 : 13 Nisan 2009, 19:18:48 »
biz ipin ucunu tukduk salmıyoruz malasef yasak

Çevrimdışı Defne

  • *
  • İleti: 1004
  • Karma: +6/-5
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #20 : 13 Nisan 2009, 20:38:44 »
neyse ben ikl gördüğümde tamamen ksısıtlı sanmıştım ama yine tebessüm ettirecek şeyler var ipin uzunluğu böylede güzel fazlaya hacet yok... :laugh: :cicek1:
Sana bakma lezzetini arzu eden şu gözlere azap etme!!!

Çevrimiçi كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5991
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #21 : 14 Nisan 2009, 19:11:38 »
komik şeyler bölümü değildir.. bizlere faydalı olacak bilgiler paylaşalım  :inşAllah:

Çevrimdışı bulutbeyazi

  • *
  • İleti: 605
  • Karma: +10/-12
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #22 : 12 Mayıs 2009, 15:05:49 »
bişey göndercek tim vazgeçtim bu sebeble
Siz gönderim, belki ipin uzun tarafına takılır :D :laugh:
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.


Çevrimdışı Defne

  • *
  • İleti: 1004
  • Karma: +6/-5
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #23 : 12 Mayıs 2009, 16:04:53 »
 :laugh: :laugh: :laugh: bencede....
Sana bakma lezzetini arzu eden şu gözlere azap etme!!!

Çevrimdışı rose34

  • *
  • İleti: 391
  • Karma: +3/-0
  • Dilim MEVLA'ya MEVLA'ya..
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #24 : 14 Mayıs 2009, 15:36:17 »
 :laugh:

Çevrimdışı sergüzeşt

  • *
  • İleti: 4
  • Karma: +0/-0
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #25 : 01 Temmuz 2009, 18:37:03 »

ACVE HURMA

 Büyük Acve Hurma; Peygamber Efendimizin(s.a.v.) mübarek elleriyle diktikleri, Medine ve çevresinde yetişen, bazılarının çekirdeklerinde, bazılarında ise hurmanın üstünde ALLAH(c.c)’ın 99 ismi bulunan kutsal ve mucizeye konu olmuş en özel hurmadır. Acve(yanık) isminin mucize üzerine verildiği rivayet edilir.

İmam-ı Bezzaz şöyle bahseder; Bir gün huzuru saadete bir kimse gelir, elinde yanmış bir hurma dalını gösterip: Ya Muhammed(s.a.v.), bu hurma dalını dik, şayet hurma yeşerirse biz de senin Peygamberliğini tasdik ederiz, dediler. Rasulullah (s.a.v.) yanmış hurma dalını yere dikti. O hurma dalından mucize olarak hurma hasıl oldu, meyve verdi. İşte bu mucize hurma Acve hurmasıdır.(Hac rehberi, F. Yılmaz Yüceler, s.224)
Bu hurma ile ilgili Peygamber Efendimiz bazı Hadis-i Şerifler de buyurmuştur. Sa’d bin ebi Vakkas rivayet ediyor; Resulallah (s.a.v) şöyle buyurdular: ”Kim sabah aç karnına yedi tane acve hurması yerse o gün ona ne sihir ne de zehir tesir eder.” Başka bir rivayetde "zehir ve sihir zarar vermez”.
Yine başka bir rivayette “Aç karnına hurma yiyiniz zira aç karnına yenen hurma asalakları öldürür.” (Buhari,et’ime43; Müslim,et’ime 154)
Ebu Hureyre’den rivayetle; ”Acve denen hurma cennetdendir ve zehire karşı şifadır.” (Tirmızi,tıb 22)
 :gul3:


Çevrimdışı sergüzeşt

  • *
  • İleti: 4
  • Karma: +0/-0
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #26 : 01 Temmuz 2009, 18:43:20 »
İnsan”  ::xgul::

 

İçlerinden çok heybetli birisi onu aldı limana getirdi. Her şeyini teslim etmişti. Dizleri üzerine çöktü, secdeye kapandı. “Ey Kâinatın halikı, ey kıymetli padişahım! Senin saltanat dairelerini uzaktan bile görünce titriyorum. Sana sunduğum bu gemideki hediyeler senin saltanatının yanında hiçtir. Bana merhamet et! Beni bağışla!” dedi.

Okyanusun dev dalgaları gemiyi yutarcasına güverteye çarpıyor, direkler çatırdıyor, gemi bir o tarafa bir bu tarafa yalpalıyordu. Ama kaptanın dirayeti ve mürettebatın gayretiyle gemi istikametini şaşırmıyor hedefine doğru yol alıyordu.Hiç gitmediği, görmediği bir memlekete gidiyordu gemi.


Mimarisi, kullanılan malzemeleri de harikuladeydi. Her bir malzeme farklı ülkelerden getirtilmiş, en münasip yerlere yerleştirilmişti. Yemen, Hint işi halılar, örtülerle döşenmişti. Devlet bu kıymetli malları kaptanın zimmetine vermiş ona emanet etmişti.
Gemi büyük bir kapasiteyle çalışıyordu. İçinde ham maddeyi işletip üretim yapan makineler, bin bir çeşit güzel sanatlar icra eden sanatkârlar, madenleri işleyen sarraflar vardı. En güzel hat levhalarıyla, tahta oymalı mobilyalarla süslü salonları vardı. Dört farklı mutfakla hizmet veriyor, yiyecekler dört ayrı kontrolden geçiyordu.
Bütün bu hizmet gemideki özel yolcuların maddi, manevi rahatı içindi. Ama en önemlisi o gemi padişahındı ve o geminin harika işleyişi onun saltanatını, rahmetini ve her yerdeki terbiye ediciliğini gösterecekti. Bütün bu malzemeler devlet tarafından verilmiş, her ihtiyaç karşılanıyordu. Kaptanın tek vazifesi istikameti şaşırmadan içindeki kıymetli yolcuları sağ salim teslim edip, gemide icra edilen sanatları O kıymetli padişaha sunmaktı.
Kaptanın etrafı son teknolojik donanıma sahipti. İletişim araçları ki bunlar gelecekten bile haberler veriyordu; “Bak şimdi önüne buzdağı çıkabilir! Ya da fırtına gelmek üzere!” diye haber veriyordu. En mühimi de pusulaydı, onsuz adım atmıyordu. Aksi takdirde fırtınalara yenik düşebilir, gemiye saldıran korsan gemilere hedef olabilirdi. 
Kaptan ara sıra iki özel misafiriyle sohbet edip onlardan güç alıyordu. Bazen güverteye çıkıp etrafı seyrediyorlardı. Fırtınalar dindiği zamanlar okyanusun turkuaz rengini ya da karanlıktan sonra güneşin ihtişamlı doğuşunu temaşa ediyorlardı. Bu memleketi yaratan zâtın her şeye gücü yeterdi. Bu teçhizatlı geminin sahibi de O değil miydi. O hem Hakîm hem de Rahîm’di, belki karaya çıkınca elindeki bu kıymetli gemi alınacak üretimine bakılıp ona bir ücret verilecekti. “İnşâallah bu gemiyi içindekilerle geliştirerek ona teslim edeceğim” dedi. “Bu ne şeref ki bu gemiyi idare yetkisi bana verildi.” diye içinden geçirdi.
İlerde batan gemiler dikkat çekiyordu. Bir yandan hiçbir şey yokmuş gibi eğleniyorlar bir yandan da canhıraş çığlıklar atıyorlardı. Kaptan onlara sinyal gönderiyor, yardım çağrısı yapıyor, ama kimisi yardımı kabul edip rotaya girip kendini toparlıyor kimisi de üç günlük fırtınalı bir gezi, zaten batacağız deyip boş veriyordu. Bu hüzünlü anlarda o iletişim cihazlarından ona sesler geliyordu. Bu onun en güzel anlarıydı, diyordu “Sabret! sabır kurtuluşun anahtarıdır. Sakın nefsine güvenip pusulaya bakmadan hareket etme!.  Bu manevi kuvvetle yoluna devam!”  ediyordu.   
Günler geçti… Bu deveran içinde yolun sonuna yaklaşmıştı… Uzaktan uzağa o memleket gözüne ilişiyor, heyecandan içi içine sığmıyordu. Göz alabildiğine yeşillikler, altlarından ırmaklar akan yakuttan, zebercetten yapılmış saraylar ve çiçeklerle bezenmiş bahçeler vardı orada. Yavaş yavaş her şey seçiliyordu, binlerce beyaz giyinmiş asker geminin limana yaklaşmasını bekliyordu. İçlerinden çok heybetli birisi onu aldı limana getirdi. Her şeyini teslim etmişti. Dizleri üzerine çöktü, secdeye kapandı.
“Ey Kâinatın halikı, ey kıymetli padişahım! Senin saltanat dairelerini uzaktan bile görünce titriyorum. Sana sunduğum bu gemideki hediyeler senin saltanatının yanında hiçtir. Bana merhamet et! Beni bağışla!” dedi. Birden ona başını kaldırması ihtar edildi. Bu O sesti; ona tavsiyeler veren zâtın sesiydi. Büyük bir havuzun başındaydı, kollarını açmış onu bekliyordu. “Esselâmu aleyke yâ Resûlallah, şefaat yâ Resûlallah!” dedi ve kendinden geçti…
 

GEMİ: Beden ve hayat
KAPTAN: İnsan ve cüz-i iradesi
OKYANUS: Dünya
FIRTINALAR: Belalar, musibetler, ölümler, firaklar vs..
GEMİNİN MİMARİSİ: Kalp ve ruh âlemi ervahtan, hafıza âlemi misalden, bedenin toprağı da dünyanın her tarafından alınmıştır. (İnsanın san’at harikası olduğuna bir misal: Eyfel kulesi insanın uyluk kemiği taklit edilerek yapılmıştır. Uyluk kemiği de birbirine geçmiş çubuklardan yaratılmıştır.)
DÖŞENMİŞ KUMAŞLAR: İnsanın cildi ve saç, tırnak, kaş, kirpik gibi nakışlı güzellikleri.
MAKİNELER: Vücudumuzdaki organların işleyişi. Vücuda giren hava ve yiyecek insanda hareket enerjisine döner ve insanın ölen doku ve hücrelerini tamir eder.     
MADENLER. İnsandaki latifeler: Kalp, ruh. Sır, ihfa, hafa, toprak, ateş-nur, su- hava, nefs-i natıka ve bunların bağlı olduğu hisler. Mesela, kalpte şefkat, merhamet, muhabbet, ruhta zaman ve mekândan kayıtsız olma ve safiyet, sırda bir çeşit ilham ve sezgiler… Toprak, ateş, su, hava, esir, nurda insan bedenindeki her bir hormonu temsil eder.
İKİ ÖZEL MİSAFİR: Kalp ve ruhtur.
İCRA EDİLEN SAN’ATLAR: İnsanın uzuvlarını ve kabiliyetlerini Allah (c.c) namına kullanarak onun esmasını kendinde göstermesi.
DÖRT MUTFAK VE DÖRT SÜZGEÇ: İnsandaki sindirim sistemi;
MUTFAK: Ağız, mide, onikiparmak bağırsağı, karaciğer.
SÜZGEÇ: Pankreas, ince bağırsak, böbrek, kalınbağırsak.
MALZEMELER: Hayatın devamı için ihtiyacımız olan her şey: Hava, su,yiyecek vs..
PUSULA: Kur’ân-ı Kerîm,
KORSAN GEMİLER: Şeytan ve onun yolunda giden insanlar.
İLETİŞİM ARAÇLARI: Akıl ve onun en yakın arkadaşları olan hafıza, tahayyül, tasavvur; bu kuvveler vasıtasıyla doğru ve yanlışı seçer, hakiki istikbalimizi ve neciyiz, nereye gidiyoruz, nereden geliyoruz sorularının cevaplarını buluruz. Göz, kulak gibi azalar da bu maksada hizmet eder.
BATAN GEMİLER: Dünyaya geliş gayesini bilmeyen, dünya dert keder yeri deyip ümitsizliğe düşerek ibadet vazifelerini bırakıp, günahlara karşı da siper almayan insanlardır.
PADİŞAH: Cenâb-ı Hakk
TAVSİYELER VEREN ZÂT: Peygamber Efendimiz (asm)
LİMAN: Âhiret hayatının başlangıcı
HEYBETLİ MELEK: Azrail (as)
VARILAN MEMLEKET: Cennet
 

Çevrimdışı بدرقه

  • *
  • İleti: 2624
  • Karma: +15/-6
  • ALLAH BES---GAYRISI HEVES
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #27 : 06 Ağustos 2009, 17:45:18 »
Risale-i Nur talebelerinin dersten kaçmak için yaptıklarını hicivleyen bir dublaj.

Dersi bırakıp maça kaçan bir kaç keçelinin yakalanması ve vakıf abinin mücazatı...




PCCDEN BİR YUMRUK ÇIKMASINDAN KORKUYORUM  :P :laugh:LAKİN İZLEMENİZİ İSTERİM...

Çevrimiçi كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5991
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #28 : 06 Ağustos 2009, 18:15:01 »
açılmıyor

Çevrimdışı بدرقه

  • *
  • İleti: 2624
  • Karma: +15/-6
  • ALLAH BES---GAYRISI HEVES
Ynt: Serbest kürsüye takılanlara
« Yanıtla #29 : 06 Ağustos 2009, 18:19:31 »

Seo4Smf Tagleri:
 


Serbest kürsüye takılanlara Konusuna Ait Benzer Konular

Canım sıkılıyor diyorsanız eğer... ( atışlara hazır olunuz :)) Atış serbest )
Canı sıkılanlar kızgın olanlar için (miş)  . Herkesin kafasında tasarladığı biri vardır sanırım ona göre atışlarınızı yapınız  (... Devamı...

Gösterim: 381 - Yanıt: 7 - Başlatan:صحراء