Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı


 
http://ahmedhusrevaltinbasak.files.wordpress.com/2010/05/husrevefendi.png
 

 

http://www.nurunyolcusu.com/cocuk/nuruncocuk.png
Reklam alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı Reklam Alanı
http://www.nurunyolcusu.com/radyo.jpg Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin
Malumat İçin
Başvuru İçin

Grup Elmaskalem 2011

https://lh5.googleusercontent.com/_6cVEFhbaOi8/TdDyamv24dI/AAAAAAAAAPM/p1q1yoBlyt4/grupelmaskalem.gif

Gönderen Konu: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi  (Okunma sayısı 4393 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı كهكشان

  • Mütalaacı
  • *
  • İleti: 530
  • Karma: +9/-0
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #15 : 03 Ocak 2010, 18:40:46 »

evet şeytan bu vartaya çok düşürüyor maalesef Cenab-ı Hak muhafaza etsin  ::razi::
Konuyu Paylaş:
  digg  slashdot  delicious  technorati  facebook  twitter  google  google

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #16 : 11 Ocak 2010, 00:07:42 »

Eskiden insanımız boş vakitlerinde kıraathaneye gidermiş.Kıraathane,”okuma evi” anlamında olup, buraya gelenler kitap okuyarak veya sohbet ederek vakit değerlendirirlermiş.Günümüzde ise buraların kahvehaneye dönüştüğünü görmekteyiz.Pek çok esnafımız bir kısmı vaktini kahvehanelerde geçirir.Buralara gelen insanlar dumanlı bir ortamda “vakit öldürmekte”,farkına varmadan “zaman katili” olmaktadırlar.

Zaman bir su gibi akıp gider.Bir kuş gibi elimizden uçuverir.Hergün bize verilen yirmidört saatlik zaman dilimi, gerçekte yirmidört altından daha değerlidir.”Vakit nakittir” sözü, vaktin kıymetini nazara verir.Fakat şurası da unutulmamalıdır ki, aslında vakit nakitten daha değerlidir.Zira para ile zamanı satın alabilmek mümkün değildir.Zamanın çarkları hep ileri doğru dönmekte olup, bir saniye bile geriye gitmemektedir.

İnsan, zamanını an be an değerlendirmekle yükümlüdür.Dostoyevski, levha yapılıp asılacak kalitede şu muhteşem vecizeyi söyler;

“Yeniden dünyaya gelseydim,saniyelerin nabzını tutardım.”

muhammediDuruş

  • Ziyaretçi
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #17 : 11 Ocak 2010, 00:18:37 »
öyle hakikaten,,,

eyvallah kardeş :cicek5:

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #18 : 17 Ocak 2010, 16:25:11 »


Helal - Haramda Duyarlılık

Peygamber Efendimiz şöyle der:

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki o devirde kişi helalden mi, yoksa haramdan mı kazandığına hiç aldırmayacak.”(Buhari,Büyü,7)

Günümüz toplumlarında sıkça rastladığımız hırsızlık,hile,rüşvet,hortumlama… gibi durumlar, adeta üstteki hadisin bir görünümüdür.Kimi “devletin malı deniz…” derken kimi de adeta dini değerlerle alay edercesine “helal haram ver Allah’ım, falan kulun yer Allah’ım demekteler.

Halbuki devlet malında tüyü bitmemiş yetimin bile hakkı vardır.Bir kişinin hakkıyla bile Allah huzuruna varmak titrenmesi gereken bir durumken, koca milletin malını suiistimal etmek, diğer alemde kendini perişan etmektir.

Namazını kıldığı halde, bakkal dükkanında içki de satmak, tam bir gaflet halidir.Helalinden kazanılan az mal, haramdan kazanılan  koca bir servetten hayırlıdır.

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #19 : 24 Ocak 2010, 16:48:48 »

Zaman herşeyin ilacıdır

Kullanmadan önce prospektüsü mutlaka okuyun
Yan etkilerinden sorumlu değiliz
Doz aşımında ve beklenmeyen bir etki görüldüğünde mutlaka doktorunuza başvurunuz

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #20 : 31 Ocak 2010, 19:19:43 »


İmam-ı Azam'dan cevaplar..

Üç kişi İmam Azam Hazretleri’ne birer soru sordular. Büyük imam hepsine birbirinden güzel cevaplar verdi:

1- Bize Allah’ı gösterebilir misin?

2- Cehennem ateş olduğuna göre, ateşten yaratılan cinler ve şeytanlar orada nasıl azap göreceklerdir?

3- Hem kaza ve kadere inanmamızı istiyorsun, hem de insanın iradesinden bahsediyorsun. Halbuki insan her şeyi mecburen yapar, kendi iradesi yoktur?


Bu soruları alan büyük imam, eline aldığı bir avuç toprağı soranların yüzlerine attı. Üçü de bu davranışa tepki gösterdiler. İmam-ı Azam bunun üzerine şöyle dedi: “Allah’ı göremediği için inkar etmeye çalışan adam! Toprağın yüzünde meydana getirdiği acıyı görebildin mi? Daha yüzündeki acıyı göremezken Allah’ı göremediğin için nasıl inkar edersin? Ya sen ikinci sorunun sahibi! Bildiğin gibi insan topraktan yaratılmıştır. Ama bu bir avuç toprak senin yüzünü acıtmaya yetti. Demek ki cehennemin ateşi de ateşten yaratılan varlıkları yakabilir. İnsanın iradesini inkar eden adam! Madem benim iradem yok, ne diye yüzüne attığım toprak için benden şikayetçi oluyorsun?

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #21 : 07 Şubat 2010, 18:06:29 »


Her yaratılan hayata ümitle yutunur. Yüce Yaratıcı İnsana ve ve bitkiler dahil diğer bütün canlıra bu özelliği vermiştir. O sebepledir ki hayat sahnesinde akılları hayran bırakan bir canlılık ve yenilenme görürüz. İlk bahar aylarında bunun sayısız misalleri vardır. Ama bir gerçek daha vardır ki, o da  ölümdür. Ölüm hayatın  arka yüzüdür. Yok olmaya değil yenilenmeye sebeptir. Yenilenmeye dair de sayısız örnekler gözlerimiz önünde cereyan edipdurmaktadır. Aslında biz kendi bünyemizdeki değişiklikleri dikkatlice izlediğimizde bunun  örneklerine şahit oluruz.

Maddi alandaki yenilenme ve tazelenme manevi alanda da kendini gösterir. İman konusunda sıkıntısı olan kişi her zaman imanını tazeleyebilir. İbadetlerinde eksiği olan tamamlayabilir. Günahları olan tevbe edebilir. Kısacası her alanda baş döndürücü bir yenilenme vardır. Ohalde hata yapan, günah işleyen, ibadetlerinde kusurlu olan  bu yanlışlıklara takılıp kalmamalı, aksine kurtuluş ve telafi çarelerine aşk, heyecan ve ümitle sarılmalıdır.

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #22 : 14 Şubat 2010, 17:39:56 »


Âhiretde, Dönüş ancak O’nadır. Ne tek ve ne de ortak olarak başkasına değildir. iyi, kötü herkese ameline uygun karşılığını verecekdir. Ona kimse engel olamaz.
Seviyorum demekle, sevmek olmaz. Sevmenin alâmetleri vardır. şair ne güzel söylemiş:
Ey kişi, sen “Allahı seviyorum” diyorsun,
hem de günâh işleyip, hep âsî oluyorsun.
Sevgin doğru olsaydı, ederdin Ona tâ’at,
seven hep sevdiğine eder kesin itâ’at.


Allahü teâlâ, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” getirdiği şerî’ate,ya’nî farzlara, halâl ve harâma, sünnetlere aykırı en ufak bir şey yapanı sevmez. O yalnız emrine itâ’at edeni ve yasaklardan kaçınanı sever. İnsanlar arasındaki üstünlük, sûret bakımından değil, ilim, amel ve Allahü teâlâya yakınlık bakımındandır.
Sa’dî “kuddise sirruh” buyurdu ki:

Yolun doğru olması gerek, dimdik boy değil,
çünki kâfir de sûret bakımından bizim gibidir.


insanlar arasındaki fark, âhiretde ortaya çıkar. Çünki âhiret, cezâ ve mükâfât yeridir. Hâlini ve sonunu düşünüp, vakit geçmeden zühd ve tâ’ate rağbet eden kimseye ne mutlu.

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #23 : 21 Şubat 2010, 17:47:21 »


Mevlana’dan Bediüzzaman’a Uzanan Çizgi:
Mevlana,”Gel, yine gel, ne isen öyle gel”derken ; Bediüzzaman’da ,”Kim olursa olsun, madem imanı var, o noktada kardeşimizdir”diyordu.
Benim en büyük şansım, hayat yolunda ilerlerken, beklenmedik bir biçimde, karşıma Türk ulusu gibi bir ulusun çıkmasıdır.
Ben Türk hoşgörüsünün bir talebesiyim. Bunun için Said Nursi’nin bir cümlesi, bir emrine bayılıyorum. Kendileri buyururlar ki: “Bizim düşmanımız ; cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz.”
Ben birçok müslümanın, Kur’an-ı kerimden başka, İncil ve Tevrat’ın sözlerini bildiklerini görüyordum. Halbuki bizde Kur’an’ı bilen Hristiyan çok az idi .Oda benim için büyük bir ders idi. Her zaman hoşgörüye susadım. Bu hoşgörüyü Türk Müslüman Tarihinde buldum. Bu gün Yunanlı, Ermeni, Süryani ve balkan milletlerinin bir kısmı Müslüman Türklerin hoşgörüsü sayesinde yine Hristiyandırlar,yine ana dillerini konuşabiliyorlar. Nasreddin Hoca fıkralarının derin espri anlayışı, halkı güldürmesi de Türk hoşgörüsünün de diğer bir sembolüdür. Fikrimce Bediüzzaman’ın “kim olursa olsun madem imanı var, o noktada kardeşimizdir” sözü gerçek imandır ve hoş görüdür. PROF. DR. ANNA MASALA (Roma Üniversitesi -İtalya)



Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #24 : 07 Mart 2010, 14:40:43 »

Selâme, Resûl-ü Ekrem Efendimizin biricik oğlu İbrahim'in dadısı olan hanımın adıdır. Yani sahabe hanımlardan biridir. Hatta hanımların çekinip de soramadıkları bir çok sualleri gelip Selâme'ye söyleyerek sordurdukları da İmam-ı Malik'in naklettiği hadisten anlaşılmaktadır.

Bir gün Resûlullah Efendimizin huzuruna gelen Selâme, rahatça sualini sorar:

Ya Resûlallah, sen hep erkeklere müjdeler veriyor, hayırları erkeklerin yaptıklarını beyan buyuruyorsun. Kadınlara ise böyle müjdeler vermiyor, hayırlara onların da sahip olduklarını bildirmiyorsun..

Efendimiz tebessüm ederek dinlediği Selâme'ye şöyle mukabele eder:

Ey Selâme, bunu sana yanlarında bulunduğun kadınlar mı söylediler?

Selâme çekinmeden cevap verir:

Evet, onlar söylediler, ben de gelip arzettim.

Efendimiz buyurur ki:

"Ey Selâme, kadınlar erkeklerini razı ettiklerinde müjdeler alırlar.

Çocuklarına hamile olduklarında müjdeler alırlar.

Büyütme sırasında bakarken müjdeler alırlar.

Yani kadınlar kadınlığa mahsus hizmetleri yaparken, erkeklerin savaşa gitmelerinde, nöbet tutmalarında aldıkları büyük sevap müjdesini alırlar.

Yetmez mi bunlar kadınlara, razı olmazlar mı bu sevaplara?

Selâme'nin yüzünde bir sevinç, gözünde bir parıltı görülür bu sırada. Zira kadınlara beklediklerinden fazla müjdeyle dönmektedir artık.."

Çevrimdışı كل دالى

  • *
  • İleti: 1788
  • Karma: +28/-7
  • "Nur dergahında olsun da yerim, şakirtlik isterim"
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #25 : 07 Mart 2010, 14:42:43 »
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resulü. dendi, hangi kadın daha hayırlıdır?''

"Kocası bakınca onu sürura garkeden, emredince itaat eden nefis ve malında, kocasının hoşuna gitmeyen şeyle ona muhalefet etmeyen kadın!" diye cevap verdi."

Nesâi, Nikâh 14 (6,68).

çok güzel bi anasayfa olmuş Allah razı olsun  ::alkis::

Kişi bırakmalı dünyaya bi eser , eser bırakmayanın yerinde yeller eser

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #26 : 15 Mart 2010, 19:04:35 »


Bahâeddîn Nakşibend Hazretleri’ne (kuddise sirruhu) sordular: “Bir kul, namazda nasıl huşûa erer?”
O da cevâben, “Dört şeyle” diye buyurup şunları beyân etti:
1. Helâl lokma,

2. Abdest sırasında gafletten uzak durmak,

3. İlk tekbîri alırken kendini huzûrda bilmek,

4. Namaz dışında da Hakk’ı aslâ unutmamak, yâni namazdaki huzûr, sükûn ve mâ’siyetten uzakta durma hâlini namazdan sonra da devâm ettirebilmek.

Çevrimdışı كنج مسلمان

  • WebMaster
  • *
  • İleti: 5984
  • Karma: +138/-9
  • Site emanetçisi
    • www.nurunyolcusu.com
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #27 : 21 Mart 2010, 12:41:05 »


Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tıkandı Baba”ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.

Tıkandı Baba’nın anlattıkları Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:
“Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz” demiş.
Sultan Mahmut’un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba’ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
– “Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim” diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken “Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim” demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.
Taze baklava, güzel baklava!
Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: “Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım” demiş. Tıkandı Baba da “Peki” demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Baba’ya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Baba’dan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:
“Bizim Tıkandı Baba’ya bir bakalım” deyip Tıkandı Baba’nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:
– “Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?” demiş.
– Geldi sultanım!
– Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
– Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş:
“Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel” deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.
“Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir” demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;
“Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar” demiş ve askerlerden birini çağırmış.
“Alın bu adamı Üsküdar’ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin” demiş.
Padişahın adamları ’peki’ deyip adamı alıp Üsküdar’a götürmüşler.

Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.
Baba, “niçin?” demiş. Askerler:
“Hele sen bir beğen bakalım” demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.
“Ne olacak şimdi” demiş.
“Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı” demiş.
Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişah’a haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur sözünü söylemiş:
“Vermeyince MABUD, Neylesin Sultan Mahmut!”

Çevrimdışı طوبى

  • II. Üyelerarası Avatar Yarışması İkincisi
  • *
  • İleti: 2259
  • Karma: +15/-2
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #28 : 22 Mart 2010, 09:45:47 »
gerçek tende hepsi çok güzel devamını bekliyoruz  :inşAllah: :cicek1:

Çevrimdışı sabrunnisa

  • *
  • İleti: 136
  • Karma: +3/-0
Ynt: NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi
« Yanıtla #29 : 27 Mart 2010, 12:01:02 »
rahmetli dedem bu kıssayı zaman zaman anlatırdı. rızkın tamamen cenab-ı hakkın takdiriyle olduğuna dair ibretli bir hadise... :o ::razi:: :tsk:

Seo4Smf Tagleri:
 


NurunYolcusu.com haftalık anasayfa değişimi Konusuna Ait Benzer Konular

Nurunyolcusu.com 1 yaşında
Bundan bir sene önce Yayın hayatına başlayan nurunyolcusu.com dusturlarıyla yoluna devam etmişdir.Rabbimiz, Hâlıkımız tarafından... Devamı...

Gösterim: 661 - Yanıt: 11 - Başlatan:كنج مسلمان
Nurunyolcusu.Com Radyo yayınına başlamışdır
Nurunyolcusu.Com Radyo yayınına başlamışdır Yayın yapabilecek kardeşler aranıyor RADYO 'ya GİRİŞ Devamı...

Gösterim: 1050 - Yanıt: 18 - Başlatan:كنج مسلمان
Nurunyolcusu.com 'un önemli linkleri
--->>>NurunYolcusu.Com Radyo --->>>Osmanlıca Yazmak için Klavye --->>>Online Osmanlıca Risale-i Nur okuma Devamı...

Gösterim: 1121 - Yanıt: 1 - Başlatan:كنج مسلمان
nurunyolcusu.com istanbul gezisi videoları
1453 panorama http://www.youtube.com/watch?v=k5POzLw-0II Fatih sultan mehmet in turbesi http://www.youtube.com/watch?... Devamı...

Gösterim: 486 - Yanıt: 5 - Başlatan:كنج مسلمان
II. NurunYolcusu İstanbul Buluşması
Güzel ülkemizin dört bir yanından gerçekleşecek katılımlarla NurunYolcusu Forumu üyeleri İstanbul'da buluşuyor.Buluşma 3-4 Temm... Devamı...

Gösterim: 1053 - Yanıt: 17 - Başlatan:ملا خسرو